Anne Sütünün Fazla Gelmesi

Daha önce birçok kez bahsettiğimiz anne sütünün az gelmesi kadar büyük bir problem olarak görülmemesine rağmen, anne sütünün fazla gelmesi de hem bebeğin sağlıklı beslenmesi hem de annenin rahatı için dikkat edilmesi gereken bir konudur. Hiperlaktasyon olarak da bilinen bu durum, anne için sütün göğüslerde birikmesine, süt sıtması, mastit, göğüslerin şişmesi gibi rahatsızlıklara yol açarken bebeğin de şiddetli gaz sancıları çekmesine ve kilo alamamasına neden olabilir. Bunun nedeni ise bebeğinizin yağlı ve besleyici olan son süte ulaşamadan bol miktarda, sulu ve şekerli ilk sütle doymasıdır. Buna ön süt son süt dengesizliği de denir. Bolca sütünüz olmasına rağmen bebeğinizi doyuramadığınızı düşünmek elbette durumun rahatsız edici sonuçlarından yalnız biri olacaktır. Peki bu durumdan sakınmak için neler yapılabilir? Anne sütünün fazla olduğunu nasıl anlarız? Anne sütünün fazlası zararlı mı? Silverette gümüş göğüs kapakları için hazırlanan bu yazımızda yanıtları sizin için derledik, detaylar için okumaya devam edin…

Anne Sütünün Fazla Olduğunu Nasıl Anlarız?

Hiperlaktasyon sendromu olarak isimlendirilen bu durumu atlatmanın ya da kontrol etmenin ilk adımı, gerçekten sütünüzün fazla olup olmadığından emin olmaktır. Öncelikle anne sütünün fazla olduğundan emin olmak için bebeğinizde şu belirtilerin varlığını gözlemlemelisiniz:

  • Emerken damağını şaklatma veya homurdanma sesleri çıkarma
  • Emerken ağzına bir anda fazla süt doluyormuş gibi öksürme, tıkanma
  • İlgisi dağılmadığı halde sürekli memeyi bırakma ya da eliyle itme
  • Emdikten sonra şiddetli gaz sancıları çekme ve sık sık kusma
  • Çok aç olmadığı zamanlarda emmek istememe

Bu belirtilerden birkaçını bebeğinizde görüyorsanız, ek olarak sütünüz emzirdikten sonra bile çamaşırlarınıza ve kıyafetlerinize akıyorsa, bu sütünüzün yüksek basınçlı ve bol miktarda geldiği anlamına gelebilir. Anne sütünün gereğinden fazla gelmesi durumunu avantaja çevirebileceğinizi ve bu durumdan kurtulmak için anne sütünü kesme yollarına başvurmanızın sakıncalı olacağını öncelikle belirtelim. Rahatsızlığı kontrol altına almak için sabırlı olmanız ve süt üretimini dengelemeyi başarmanız gerekiyor.

Anne Sütü Nasıl Azaltılır?

Anne sütünün fazla gelmesi halinde süt üretimini dengelemeyi ve emzirirken bebeğinizi rahat ettirecek önlemler almayı deneyebilirsiniz. Her iki koşulda da aşağıdaki maddeler rahatsızlıktan kurtulmanıza yardımcı olacaktır:

• Emzirme öğünlerini bebeğinizin sakin, rahat veya uykulu olduğu saatlere ayarlamayı deneyin. Böylece bebeğiniz daha nazik emecek ve süte tazyik kazandırmak yerine zamanla süt bezlerinize bebeğin az süt istediği sinyalini göndererek süt üretimini azaltacaktır. Bu durumda göğüslerde biriken sütün mastit, tıkanıklık, göğüs şişmesi gibi nedenlere yol açmaması için önlemler almalı ve hijyen koşullarına dikkat etmelisiniz.
• Sütün direkt olarak bebeğinizin ağzına ulaşıp tıkanma riskine karşı farklı emzirme pozisyonları deneyin. Örneğin bebeğinizle yan yana yatarak emzirmek fazla sütün ağzının kenarından altındaki örtüye akmasını sağlayacaktır. Bunun yanında bebeğinizin kafası dik olacak şekilde kucak pozisyonunda emzirmek de yer çekimine ters bir etki yapacağından sütün nefes borusuna kaçmasını engelleyecektir.
• İlk emzirme anında bebeğinizi memeden ayırıp, fışkıran ilk sütü bir anne sütü saklama kabı içerisine ya da kavanoza doldurun. Doldurduğunuz bu anne sütü nasıl saklanır konusunda tavsiyelerden yararlanabilirsiniz. Bir süre sonra bebeğinizin tekrar memeyi almasını sağlayın. Böylece onun içeceği süt daha yağlı ve besleyici olacaktır.
• Bebeğinizin sıklıkla gazını çıkartın ve sıkı olmasa da toparlayıcı iç çamaşırları kullanın. Ayrıca düzenli emzirme öğünleri de süt bezlerinize ne kadar süt üretmeleri gerektiği konusunda uyarı gönderecektir.
• Tüm bunlar işe yaramaz ve göğüslerinizde biriken süt dayanamayacağınız kadar rahatsızlığa neden olursa göğüslerinizi sağabilirsiniz. Ancak bu süt üretiminizi arttıracağından sık sağma yapmamalısınız. Bunun yanında ciddi durumlarda mutlaka doktorunuza başvurmanızı öneriyoruz.

Sağlıkla kalın…

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Published on: 2 Ekim
Tartışma: Yorum yapın