Bebekle Tatil- Hayaller ve Gerçekler…

Oğlum Nisan ayında doğunca doğum iznim yazı da kapsayacağı için çok mutluydum… Ne tatiller ne tatiller yapacaktım… Yılların çalışma hayatının yorgunluğunu bu doğum izni/tatili sırasında atacak, bol bol dinlenecek, kafa dağıtacaktım… Tecrübeli okurların “tabi tabi” deyip güldüğünü duyar gibiyim… Biri şimdi bana bunu söylese, bir kenara çekip aklını başına toplamasını, böyle bir “dinlenme” döneminin olmayacağını açık ve net bir biçimde anlatırım 🙂 Gerçi arkadaşlarım bana anlatmıştı ama tam anlamamışım, yaşayarak öğrendim : )

Bebekli tatil konusundaki bir numaralı önerim beklentileri düşük tutmak…Hatta çok düşük tutmak. Çünkü bebekle tatil dediğimiz şey bebek öncesi hayatınızdaki “tatil” tanımı her ne ise, onunla örtüşmeyecek. Tatile her nereye gidiyorsanız gidin; memlekete, deniz kıyısına, yurt dışına, köyünüze- mutlaka ama mutlaka, fazla dinlenemeyebileceğinizi, hatta belki evde olduğundan daha bile çok yorulabileceğinizi aklınızda bulundurmak. Bir defa bunu kabul ettiğinizde, beş dakika gün batımını izlemek, bir kahve molası vermek, kısa bir öğlen uykusu uyuyabilmek bile insanı çok mutlu edebiliyor. Bu nedenle herşey beklentilerde bitiyor.

Bebeğimiz 2,5 aylıkken bir deniz kıyısı tatiline gittik. Devasa bir bavul dolusu bebek ekipmanları ve bir küçük bavula karı koca sığdırdığımız kendi eşyalarımızla… Yeni doğum yapmış, bolca fazla kilolu halimle zaten giyim kuşam konusu pek de cazip gelmiyordu. 1,5-2 saatte bir bebeği emzirmem gerekiyordu. Dolayısıyla plaj çantamda kitaplarım, saç bakım malzemelerim, kremlerim değil emzirme örtüm, göğüs pedlerim, süt pompam ve Silverette gümüş kapaklarım vardı (evet mayonun içine bile taktım, denize girmeden çıkardım, çünkü tatilde bir de göğüs ucu çatlağı ile uğraşamazdım! : )

Şimdi düşünüyorum da, biraz da kendimize “bebekli de olsak, tatillerimizi yapacağımızı, hayatımızın bitmediğini” ispat edeceğim diye gittik tatile. Epey uykusuz kaldık(m), denize az girebildim, aklım hep bebekteydi ama yine de bebekle tatile gitmiş olmak benim için bir başarıydı.

Sonra, doğum izninin geri kalan kısmındaki tüm tatillerde memlekete gittik. Çünkü en çok annemin yanındayken huzurlu olduğumu ve içim rahat dinlenebildiğimi farkettim. Denizi veya turistik bir yeri olmayan, çocuk öncesı epey sıkıcı bulduğum memleketimize gitmekten bu denli mutlu olabileceğimi hiç düşünmemiştim. : )

İnsan anne olduğunda, büyük bir sorumluluk taşımaya başlıyor ve ilk zamanlar buna alışmak zor geliyor. Memlekette, hala “birinin çocuğu” olduğum hissiyle rahatladım. Evet ben anne olmustum ama işte benim de uykumu, doyup doymadığımı, ayağımdaki çorabı düşünen bir annem vardı. Sonuçta ben de birinin çocuğuydum…Ohhh nasıl bir ferahlama…

Bu nedenle ilk ayların en güzel tatilleri için, size destek olabilecek anne, kayınvalide, kardeş, aile büyükleri her neredeyse, orada olmak en güzeli… Daha önce anlaşamadığınız, çatıştığınız yakınlarınız, size sağlayacakları destekle sizi şaşırtabilirler. O yüzden yanınızda olmak isteyen herkese, size destek olmaları için şans vermenizi öneririm. Bu süreçte herkesten gelecek desteğe ihtiyaç var…

Bebeğin büyüdüğü ve ek gıdaya geçtiği dönemlerde, yemek pişirme olanaklarının olabileceği tatil yerleri veya yazlıklar iyi bir seçim olabilir. Bebeğin uyku saatlerinde küçük bir otel odasına tıkılıp kalmış hissetmemek ve mutfak olabilmesi için otel yerine yazlık veya apartlar çok daha konforlu olabiliyor. Bu şekilde, size biraz daha geniş bir alan kalıyor ve bebeğin ihtiyaçlarını pişirebiliyorsunuz. Biz hala bu yöntemi kullanmaya devam ediyoruz tatilde. www.airbnb.com web sitesinden her şehirde yazlık bulabiliyorsunuz. Ödemesini yapsanız bile sonradan iptal edebiliyorsunuz, paranızın hemen hepsini tekrar alabiliyorsunuz. Evin umduğunuz gibi çıkmaması durumu da pek yok, çünkü evlerde kalanlar yorumlarını yazıyor ve oradan ev ve evsahibiyle ilgili fikir edinebiliyorsunuz.

Tatil köyleri bize bebek öncesi pek cazip gelmezdi, sıkılırdık aynı yerde sürekli kalmaktan. Onu da denedik çocuklu dönemde. Bana öyle geldi ki, tatil köyleri çocugun ileriki yaşlarında iyi bir tatil seçeneği olabilir aktivite olanaklarıyla ama küçük bebekle biraz zorlayıcı. Çünkü genelde geniş bir alana yayılmış bir tesiste, çocukla ordan oraya hareket etmek, odada birşey unutulduğunda gitmek gelmek epey yorucu olabiliyor.

Öyle veya böyle, her anne baba yolunu buluyor. Tatil konusunda bizim yaşadıklarımız ve seçimlerimiz bu şekildeydi ancak herkes farklı şeyler tecrübe edebiliyor. Bebeğiyle ülke ülke dolaşabilen çiftler de tanıdım, bebek 3 yaşına girene dek evinden kıpırdamamayı seçen de… Herkesin doğrusu ve anlayışı, birbirinden farklı olabilir ve bu çok doğal…

Öncesindeki hazırlık ve yeni bir yere bebekle gitme, düzen kurma stresli bir iş olsa da, bu tatiller yine de geriye dönüp baktığımızda en çok hatırladığımız anlar oluyor. Çocuklar büyüyor, zaman geçiyor, geriye anılar kalıyor… Bu nedenle, bu çabaya değer diye düşünüyorum…

Bahar kapıdayken, sizi mutlu kılacak, ne geldiyse akışına göre yaşayıp tadını çıkaracağınız tatiller ve güzel zamanlar diliyorum.

Özlem B.

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Published on: 19 Mart 2018
Gönderen: Ozlem B.
Tartışma: Yorum yapın