Hamilelikte Yorgunluk ve Başa Çıkma Yöntemleri

Hamilelikte Yorgunluk ve Başa Çıkma Yöntemleri

Hamileliğin ilk ve son trimesteri, vücudunuzdaki değişimlerin en yoğun olarak yaşandığı ve hormon düzeylerinin artış gösterdiği dönemler olduğundan sürekli halsizlik ve uyku hali yaşamanız oldukça doğaldır. Bu süreci olabildiğince iyi yönetebilmek için yapmanız gereken yalnızca vücudunuzun sesine kulak vererek kendinizi zorlamaktan kaçınmak. Bu yazımızda hamilelikte yorgunluk ve başa çıkma yöntemleri hakkında bilgi vereceğiz. Hamilelikte yorgunluk neden olur?” “Hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir? Siz de bu sorulara yanıt arıyorsanız gelin Silverette gümüş göğüs ucu koruma kapakları için hazırlanan bu yazıda cevaplara birlikte göz atalım.

Hamilelikte Yorgunluk Neden Olur?

Hamilelikte halsizlik ve yorgunluk yaşamanın en temel sebebi daha önce de belirttiğimiz gibi vücudunuzda meydana gelen çeşitli değişimlerdir. Gebelik sürecinde aydan aya değişimler yaşarken, özellikle ikinci trimester, bir geçiş dönemi olarak nitelendirebileceğimiz için yorgunluğun çok yoğun yaşanmadığı bir süreç olabilir. Ancak bedeninizin gebeliğe alıştığı ilk trimester ve doğuma hazırlandığı son trimesterde halsizlik genellikle en üst düzeydedir.

Gebeliğin ilk aylarında mide bulantısı, uykusuzluk, stres; doğuma hazırlıkta ise artan progesteron, östrojen gibi hormonlar, düşük kan basıncı, kilo, bebeğin besin ihtiyacının artması gebelikte halsizlik oluşmasına yol açan temel etkenlerdir. Peki hamilelikte yorgunluğa ne iyi gelir?

Hamilelikte Yorgunluğa Ne İyi Gelir?

1. Düzenli ve Sağlıklı Beslenmek:

Gebeliğin başlangıcından beri beslenmenize zaten ekstra dikkat ettiğinizi biliyoruz. Ancak hamilelikte yorgunluk ile başa çıkabilmek için gıda değeri yüksek besinler tüketmeye dikkat etmelisiniz. Elbette bu besin gruplarını atıştırmalıklar ve abur cuburlar arasından değil vitamin ve mineralce zengin sebze, meyve ve yemişlerden oluşturmanız önerilmekte. Uzman bir diyetisyen kontrolünde hazırlanmış hamilelik diyeti sizi gün boyu zinde tutacaktır. 

2. Stres ve İşyükünü Azaltmak:

Fiziksel veya zihinsel bir işinizin olması fark etmeksizin işyükü hem bedensel hem de psikolojik olarak yorgun hissetmenize neden olur. Bu nedenle önemli olanın bebeğinizin ve sizin sağlığınız olduğunu düşünerek mola vermeyi aksatmamanızı öneririz, ayrıca yükünüzü paylaşmayı ya da yardım almayı düşünebilirsiniz. Hem evde hem de dışarı çıkarken sizi rahat ettirecek kıyafetler giymeniz de konforunuza yardımcı olacaktır. Tarzınızdan ödün vermeden konforlu hamile giyim önerilerimiz için buraya tıklayabilirsiniz.

3. Egzersiz Yapmak:

Pek çok problemin çözümünde olduğu gibi hamilelikte yorgunluk için de uygun egzersizleri öneriyoruz. Temiz havada yürüyüş, ufak çaplı esneme ve nefes egzersizleri vücudunuzun zinde olmasına ve üzerindeki hamlığı atmasına yardımcı olacaktır. Doktorunuz tarafından egzersiz yapmanıza bir mani görülmediği takdirde ve tabi ki yine doktorunuzun önerdiği şekilde, doğuma dek düzenli yürüyüşler ve hafif egzersizler yapabilirsiniz.

4. Kafein ve Şekeri Azaltmak:

Yalnızca hamileler için değil herkes için uykusuzluk ve halsizliğin en büyük kaynakları gün içerisinde tükettiğimiz, hatta bazen tüketmeye mecbur hissettiğimiz kafein ve rafine şeker. Hamilelikte halsizlik ile başa çıkmak için stres ve uykusuzluğu tetikleyen, aynı zamanda bebeğinizin sağlığı için de fazlası önerilmeyen kafeini olabildiğince azaltıp, şeker ihtiyacınızı meyve ve yemişler aracılığı ile karşılayabilirsiniz. Böylece doğal-dengeli beslenmenize de katkı sağlayarak uykunuzu düzene koyabilirsiniz.

5. Uyku Düzeni Oluşturmak: Karnınızda yaklaşık üç kiloluk bir minikle uyumanın sizi oldukça zorladığını biliyoruz. Ancak vücudumuz uykuda yenilenir ve uykuda büyür. Bu nedenle hamileliğiniz boyunca her gün uyumasanız bile yatağa erken giderek istirahat edebilir, bedeninizi ve zihninizi dinlendirebilirsiniz. Ayrıca gün içerisinde farklı saatlerde, rahat bir pozisyonda yapacağınız ufak şekerlemeler gün içindeki yorgunluğa iyi gelebilir.

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Published on: 24 Ağustos
Tartışma: Yorum yapın