Lohusalık ile Başa Çıkma Önerileri

Bebek sahibi olmak hayatınızın belki de en güzel tecrübesiydi. Yalnızca bir anne değil, güçlü bir kadın olarak bu zorlu sürece göğüs gerdiniz ve hayat size sahip olabileceğiniz en güzel meyvesini verdi. Dolayısıyla geride bıraktığınız sürece bakınca, doğumdan sonra bedensel ve ruhsal yorgunluklar hissetmeniz kadar doğal bir şey olamaz. Evet, bahsettiğimiz durumun yaygın adı “lohusalık”. Bu durumu yaşayan anne adayları, genellikle kendilerini kimsenin anlayamayacağını, yalnız olduklarını düşünür. Ancak lohusalık doğum yapan her kadında görülen olağan bir geçiş sürecidir. Bu yazımızda lohusalık hakkında bilinçlenerek, onu daha kolay yenmeniz için ufak bilgi ve öneriler derledik. Keyifli okumalar…

Lohusalık Aslında Ne?

Lohusalık, doğumdan sonraki ilk 6-8 haftalık dönemi kapsayan, biyolojik olarak anneliğe alışma, bedenin doğumdan önceki haline dönmeye başlaması, hamileliğin yorgunluğunu atma ve yeni hayata uyum sağlama sürecidir. Lohusalıkta hızla değişen hormonlar, aynı zamanda yeni doğan ile ilgilenmek bedeninizi biraz yorabilir ve hüzünlü hissetmenize yol açabilir. Sıvı kaybı nedeniyle susuzluk hissi, terleme, sık idrara çıkma ihtiyacı ve çok yeme isteği de lohusalığın normal belirtileridir. Tüm bunlar alışma sürecinde biraz depresif hissetmenize neden olacaktır. Ancak endişelenmeyin; eşinizin ve ailenizin desteğiyle, bebeğinizle güzel vakitler geçirdikçe bu süreci kolaylıkla atlatacaksınız. Halk arasındaki tabiriyle “kırkınız çıktığında” her şey normale dönecek ve daha güzel günler sizi bekliyor olacak.

Lohusalık İle Biyolojik Olarak Başa Çıkma

Lohusalık ile başa çıkmanın ilk adımı bilinçli olmak ve biyolojik tedbirler almak. Peki nasıl? Şöyle ki, vücudunuz hassas ve yorgun olduğundan ekstra bedensel rahatsızlıklar yaşamak sizi biraz yıpratabilir. Lohusalığı çok daha kolay atlatmak için kendinize iyi bakmalısınız. Örneğin doğum sonrası akıntı ve kanamanızı kontrol edin. Genellikle parlak ve açık renkli olan bu akıntıyı günlük pedler kullanarak ve hijyeninize dikkat ederek atlatabilirsiniz. Farklı bir akıntı veya kanamanız varsa doktorunuza danışmaktan çekinmeyin.

Eğer dikişiniz varsa, hastane çıkışı doktorunuzun önerdiği kremleri kullanmayı veya tedaviyi ihmal etmeyin. Ayrıca yumuşak yastık kullanmak, kendinizi üşütmeden ılık suya oturmak da hem dikişlerinizi koruyacak, hem de rahatlamanızı sağlayacaktır. Süreç ne kadar sorunsuz olursa olsun rutin muayenelerinizi de mutlaka takip edin. Doktorunuz doğum sonrası iki hafta içinde ve lohusalık sonrası sizi görmek isteyebilir. Bunun yanında sık idrara çıkma ihtiyacı, idrara çıkamama durumları sizi endişelendirmesin. Yine ılık suya oturarak ve beslenmenize dikkat ederek bu durumu da aşabilirsiniz. Bir süre sonra kaslarınız normale dönecek ve bu şikayetlerin hiçbiri kalmayacak.

Lohusalık İle Psikolojik Olarak Başa Çıkma

Pek çok annenin merak ettiği sorulardan biri: “Lohusalık engellenebilir mi?” Lohusalığı biyolojik olarak engellemek mümkün değil. Bedeniniz uyum sağlamak için bu geçiş sürecini yaşamak zorunda. Ancak lohusalık konusunda bilinçli olmak, psikolojik etkilerini hafifleterek bu süreci çok daha kolay atlatmanızı sağlayacaktır. Bunun için güvenilir kaynaklardan lohusalığı bol bol okuyun veya doktorunuzdan sizi bekleyen süreç hakkında bilgi alın. Emin olun, neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmek rahatlatıcı olacak. Ancak bir konuda uyaralım, internet bir bilgi deryası ve doğru bilgiye ulaşmak bazen zor olabiliyor. Bilinçsizce yazılmış, negatif yazılar, “ne kadar depresyondasın” türünden hiçbir bilimselliği olmayan testler endişenizi arttırabilir ve yanlış bilgiler edinmenize neden olabilir. Bu sebepten güvenilir kaynaklar, terapistler ve daha önce anne olmuş bilinçli kişilerden bilgi almak daha faydalı olacaktır.

Bol bol okuduk ve bilgi edindik, sırada ne var? Lohusalık dönemini bolca dinlenerek ve bebeğinizle vakit geçirerek atlatmak oldukça rahatlatıcı olacak ve stres düzeyinizi azaltacaktır. Yalnızca bebeğinizle ilgilenmeye odaklanın, o uyurken kendinizi dinlendirin, sevdiğiniz yemekleri yiyin. Bu süreçte çamaşır, bulaşık, ütü işleri için eşinizden veya yakın çevrenizden gelen teklifleri kabul etmeye ve siz de destek istemeye asla çekinmeyin. Ev işlerinin her zaman altından kalkabilen bir kadınsanız bile, yalnızca bu dönem için yardıma ihtiyacınız var ve bu son derece normal.

Yakınlarınızdan yalnızca işler konusunda değil psikolojik destek de talep edin. Örneğin eşiniz, anneniz ya da çok yakın arkadaşınız olması fark etmeksizin, mutlaka omzunda ağlayabileceğiniz, sarılınca mutlu hissedeceğiniz biriyle olun. Bu kişiler hisleriniz ve yaşadığınız geçici dönemle ilgili olarak sizi yargılamadan, endişelerinizi paylaşacaklardır.

Endişelerinizden Kurtulun

Lohusalık yaşayan ya da anne olan ilk kadın siz değilsiniz, son da olmayacaksınız. Bu nedenle bebeğinizi besleyememekten, sütünüzün yetmeyeceğinden ya da annelikle ilgili endişelerinizden kurtulun. Her şey doğada olduğu gibi içgüdü olarak bahşedilmeyecek. Anne olmak da dahil birçok şeyi tecrübe ederek öğreneceksiniz. Emzirme teknikleri, emzirme gereçleri hakkında bilgi edinin. Örneğin pek çok annenin ilk günlerdeki emzirme sürecinde Silverette gümüş kapaklar çok büyük destek sağlıyor. Onun dışında bol su için ve beslenmenize dikkat edin. Bunları yaptıktan sonra çevrenizdeki insanların ne dediğine, sütünüzle ilgili yaptığı yorumlara hiç kulak asmayın. Merak etmeyin, sütünüz yetecek…

Bedeninizle ilgili mutsuz hissetmeyin. Lohusa annelerinin en büyük endişesi kilo vermek isterken çok yemektir. Elbette yemeye ihtiyacınız var, emziren bir annesiniz. Nasıl hamilelikte bir anne adayıyken şişkin karnınızla sevimli bir görüntünüz varsa, şimdi de lohusa anne olarak bir o kadar sevimlisiniz. Lohusalığın kültürümüzde de önemli bir yeri vardır ve yeni anneler el üstünde tutulur. Kırkınız çıkana kadar yakınlarınızın sizi şımartmasına, organik yoğurtlar, lezzetli çorbalar yapmalarına izin verin. Karnınıza bakıp endişe duymak yerine, her dönemin farklı bir getirisi olduğunu ve elbet bir gün kilo vererek eski vücudunuza kavuşacağınızı hatırlayın.

Son olarak uzmanlar tarafından bunun yalnızca bir geçiş süreci olarak adlandırıldığını ve birçok annenin bu yollardan geçtiğini bilin. Hiçbir konuda anormal ya da yalnız değilsiniz.

Unutmayın; farkındaysanız, güçlüsünüz…

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Published on: 16 Mayıs
Tartışma: Yorum yapın