Süt Üretimini Etkileyen Hormonlar

Biz kadınlar hepimiz emzirme için yeterli donanım ile doğarız. Farklı boyutta memeler, farklı boyutta ve renkte meme uçları… Her biri yeterli süt üretimi ve emzirme için çok iyi çalışır. Bazı kadınlar için emzirmek daha kolaydır. Bazıları için ise daha zor. Bebeğinizi emzirmek için içinizde var olan bu harika yeterli donanımı farkında olmanız elbette çok önemlidir.

Hamilelik, bebeğinizin doğumunuza hazırlandığınız eşsiz bir süreçtir. Bu süre boyunca beden farkındalığınız artar. Vücudunuzun ve bebeğinizin ihtiyaçları doğrultusunda beslenmeye başlarsınız. Siz beslendikçe bebeğinizin beslendiğini görürsünüz. Muhteşem bir donanım. Doğumdan sonra da bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam edersiniz bu muhteşem donanım sayesinde.

Anne sütü bileşimi mucizevi bir sıvıdır. Vücudunuzun ürettiği hatta bebeğinizin ihtiyaçlarına göre ürettiği muhteşem sıvı. Her bebeğin içerik ve miktar ihtiyacı farklıdır. Bu donanım da böyle çalışır işte. Sizi ve bebeğinizi okuyarak. Bütün memelilerde bu böyledir. Ben her zaman danışanlarıma şöyle diyorum; kendinden şüphe ettiğin bir an bile olsa dön bak doğaya!

Süt üretimini etkileyen hormonlar

Oksitosin

Oksitosin sevgi hormonudur. Mutluluk halidir. Doğum sırasında da salgılanması gereken sevdiğimiz bir hormondur. Rahim kasılmalarını sağlar, oksitosin sebebi ile kasılan rahimin en büyük görevi bebeğinizi itmek, çıkarmak ve size kavuşturmaktır. Oksitosin aynı zamanda emzirme sırasında da meme kaslarını uyararak sütün dışarı çıkmasını sağlayan “süt bırakma refleksi”ni başlatır.

Oksitosin, sevgi, huzur, şifa hormonudur. Yeni doğan bir bebeğin tıbbi olarak gerekmedikçe annesi ile hemen kavuşması kesintisiz ten teması sağlaması bu sebeple çok önemlidir. Yeni doğmuş bir bebek elleri ile annesinin memesine, meme ucuna dokunarak masaj etkisi yapar, burnunu sürterek ya da yalayarak, memeyi kavramaya çalışarak oksitosinin salınmasına neden olur. Aynı zamanda anne ve bebek arasındaki göz teması, ten teması da bu oksitosinin ciddi seviyede yükseltmektedir.

Emzirmenin, bebeğin dünyaya geldiği ilk anlardan itibaren anne üzerinde güçlü sakinleştirici etkisinin olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır. İsveçli Dr. Kerstin Uvnas Moberg’ in araştırmasına göre ilk yedi hafta boyuna bebeklerini emziren kadınların hiç emzirmeyen kadınlara göre altıncı ayda daha sakin olduklarını gözlemlemiştir.

Emzirme sırasında oksitosin nasıl fark edilir?

  • Emzirmeden hemen önce ya da tam emzirirken memelerinde ezilme veya karıncalanma hissi
  • Bebeğini düşününce, ya da ağladığını duyunca memeden süt akması
  • Bebek meme emerken diğer memeden süt damlaması
  • Emzirme sırasında bebek memeden ayrılırsa memelerden ince ince süt akması
  • İlk haftalardaki emzirmelerde rahim kasılmalarıyla ağrı ve bazen kan boşanması durumu
  • Sütün ağzına aktığını gösterir şekilde bebeğin yavaş ve derin emme ve yutmaları

Aslında tüm bu maddeler oksitosini uyaran faktörlerdir.

Oksitosini engelleyen faktörler ise;

  • Korku
  • Ağrı
  • Endişe- kaygı
  • Stres
  • Şüphe
  • Mutsuzluk hissi

Tüm memeliler oksitosin üretme yeteneğine sahiptirler.

Endorfin

Doğum ve emzirme sırasında önemli bir işlevi olan başka bir hormondur.

Sporu yakından takip eden herkes, bir futbol maçında oyun sahasında yaralanan bir sporcunun çok acı hissetmeden oynamaya devam edildiği fenomenin farkındadır. Yüksek seviyede endorfin ağrı reseptörlerini bloke etmede oldukça etkilidir.

Endorfin doğum kasılmaları sırasında annenin bedeninin laktasyona hazırlayan ve bebeğin akciğerlerinin olgunlaşma sürecini tamamlanmasına yardımcı olan prolaktin hormonunun salınımını kolaylaştırır. Endorfin doğumu takip eden yaklaşık üç gün boyunca yüksek seviyelerde bulunmaya devam eder.

Prolaktin

Hamilelik ve emzirme döneminde hipofiz bezi tarafından salgılanır, meme kanallarının ve alveollerin olgunlaşmasını ve çoğalmasını sağlayarak hamile kadının memelerini emzirmeye hazırlar. Süt üretimini sağlayan temel hormondur, özetle prolaktin süt üretir; oksitosin fışkırtır.

Prolaktin aynı zamanda oksitosin ve endorfin hormonlarının salgılanması, uyarılmasını sağlar.

Prolaktin aynı zamanda anneyi, bebeğin ihtiyaçlarını ön plana alması ve onların her şeyden önce gelmesi konusunda zorlayan bir hormondur.

Emzirmeyi sağlayan, kolaylaştıran hormonları özetlemek gerekirse her kadın bu hormonları üretmek için gerekli donanıma sahiptir. Ancak stresin, kaygının olduğu ortamlarda salgılanması zordur. Yeni doğum yapmış anneye, onu rahat ettirecek rahat ortamı sağlamak çevresindeki kişilerin en temel görevidir. Yeni anneye hem psikolojik hem de fiziksel olarak destek olmak çok önemlidir. Onun temel ihtiyaçlarını karşılayalım, mutlu olmasını sağlayalım. Mümkün olduğunca hem doğumdan itibaren hem de bebeği ile bağ kurmasına, ten teması yaşamasına olanak sağlayalım.

 

Esra Erkut Demiröz

 

Kaynak: Ina May Gaskin ‘ in Emzirme Rehberi isimli kitabından derlenerek hazırlanmıştır.

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Published on: 18 Mart
Tartışma: Yorum yapın